STBL , Ted Kolej Maçı İle Başladı.. FB-TK: 97-81

Bu sene Fenerbahçe adıyla ve yeni kadromuzla ilk maçımızı dün akşam Ülker Arena’da oynadık. Vidaların çok sıkılmadığı rahat bir maç oldu. Özellikle hücumda çok rahat oynuyor olmamız, savunmada çok da fazla konsantre olmamamızı ve bazı savunma hatalarını beraberinde getirdi.

Maça Sloukas, Bogdan, Kalinic, Vesely, Udoh beşi ile başladık. İlk 10 sayımızın 8’ini Vesely kaydetti. O kadar rahat skor üretiyordu ki izleyen herkes çok keyif aldı. Sloukas direksiyonda hızlı ve tempolu hücumun baş aktörü rolündeydi. Ama sadece o değil, bütün oyuncular topu öyle tempolu dolaştırıyor ki, hem göze hoş gelen bir basketbol ortaya çıkıyor, hem de çok kolay skor atılıyor.

İlk çeyrek sonunda tam 10 oyuncu birden süre almıştı. Ömer Faruk daha maçın başında Vesely ile değişecek kadar hocanın gözüne girmiş durumda. Hatta ona olan güven Datome’yi neredeyse maçın tamamında 3 numarada kullanma şansını doğurdu. Halbuki Antic’in olmadığı yerde uzun rotasyonunda daha çok ihtiyaç var gibi görünürken çok kısa bir süre hariç sürekli 3 numara oynadı Datome.

Udoh ribaund konusunda çok önemli bir isim. Hücümda da çeşitli silahları var. Ancak savunmada önemli bir blok tehdidi olmakla birlikte pozisyon hataları yapıyor. Aynı şekilde gençliği ve tecrübesizliği nedeniyle Ömer’de de aynı sıkıntı var. Ömer’in bir de fiziksel problemleri var. Daha yeteri kadar güçlü olmadığı için güçlü uzunlar karşısında hem pozisyon almakta sıkıntı çekiyor hem de çok rahat itilebiliyor. Bunun yanında kendine güveni ve yetenekleri ile sanırım özellikle STBL’de fazlasıyla süre alacak.

Maçın ilk yarısında 2 numara oynayan Bogdan ve Melih’ten toplamda sadece 2 sayı bulabildik. Buna rağmen 53 sayıya ulaştı takım. Çok fazla üçlük atmadan bu rakama çıkmamızın ana nedeni olarak, potaya yakın atılan yüksek yüzdeli atışları ve tempolu hücum etmeyi söyleyebiliriz. Gerçekten çok akışkan ve izlemesi keyifli hücum ediyor takım. Sadece izleyenler değil aynı zamanda takım da bu oyundan çok keyif alıyor gibi görünüyor. Tam 10 oyuncu toplamda 29 asist yaptı dün akşam. Bence bu inanılmaz bir rakam. Bjelica’nın gidişi ile uzunlardan bu tarz sayı pasları göremeyeceğimizi düşünürken, Udoh, Vesely, Ömer üçlüsü tam 10 asist ürettiler.

Kalinic henüz takıma entegre olmuş görünmüyor. Bir taraftan bu kadar iyi oyuncuların arasında olmaktan, bir taraftan buy out ödenen tek oyuncu olmaktan, bir taraftan da rolünün ne olduğunu tam oturtamamış olmasında henüz katkı verdiği söylenemez. Ancak özellikle savunma sertliği ve ribaund desteği gerektiğinde ilk kapısı çalınacak kısalardan biri o olacak. Onun verimsizliğinden bahsederken, 3 numarada oynayan diğer oyuncu Datome’nin 12’si ilk yarıda olmak üzere 14 sayı, 6 asist ve 3 ribaund ile ne kadar faydalı oynadığının altını çizmek lazım.

İlk yarıda sadece 2 sayı üreten Bogdan&Melih ikilisi ikinci yarıda ise tam 20 sayı ürettiler ki bunun 13’ü Bogdan’dan geldi. Yine de maç boyunca Obradovic’den en çok fırça yiyin iki oyuncu yine bu oyunculardı.

Herkes savunmada sıkıntı olduğundan bahsediyor dünkü maçla ile ilgili. Evet dünkü maç özelinde iyi savunma yaptığımız söylenemez, ancak maçın hem çok rahat başlayıp devam etmesi, Udoh ve Ömer’in henüz takım savunmasına alışamamış olması, hem de çok rahat skor üretiyor olmamız bizi bu şekilde gösterdi. Ön alanda Sloukas, Bogdan, Kalinic üçlüsü hem baskılı savunmada hem de birebir savunmada gayet bir ekip oluşturuyor. Yine de savunmada bir kişinin aksaması tüm takımın dengesini bozduğu için takım olarak iyi savunma yapamıyor gibi göründük. Ben EL’de bu tarz bir görüntü sergilemeyeceğimizi düşünüyorum.

Dünün en sevindirici rakamlarından biri de, 16-20 serbest atış yüzdesiydi. Geçen sene %50 lerde dolaşıyorken, özellikle Vesely’nin kendini aşırı geliştirmiş olması çok memnun edici. Sadece serbest atışlarda değil, bir çok konuda Vesely çok farklı bir basketbol oynuyor. Hücumda o kadar hareketli ve çabuk ki, herşey çok kolaymış gibi görünüyor. Onun bu formunu tüm sezon boyunca devam ettirmesi en büyük arzumuz. O kadar büyük bir basketbol sevgisi ile oynuyor ki, herhangi bir sakatlık olmadığı sürece (allah korusun) ben onun bu tarz performanslarını çok izleyeceğimizi düşünüyorum.

Son olarak Dixon’dan biraz bahsetmek lazım. Özgüveni çok yüksek bir oyuncu Dixon. Bu sayede heran her yerde kaldırıp topu potaya atabiliyor. Ancak benim ilk intibam, bir iki zorlama haricinde, takımın bir parçası olmayı kabullenmiş görünüyor olması.

Tüm bu olumlu yorumların arkasına şunu koymak lazım ki, Ted Kolej bizi hiç zorlamadı. Daha sert savunmalara karşı performansımız bu kadar iyi olmayacaktır.

Screen Shot 2015-10-14 at 13.26.44

 

Screen Shot 2015-10-14 at 13.26.53

Screen Shot 2015-10-14 at 13.27.07

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir